13:14

Çocukluğunuza inin lütfen

uykusunda sallayan ruya |


bi saattir düşünüyorum,bir yandan da köylü kızların şalvarından bozma donuyla hadise ne halt edecek diye bakınıyorum tv'ye...nefes nefese söyledi şarkıyı,kıçımı kurtardım oh beaa der gibi tenkkkkk yuuuu diye bağırdı..
bir saattir ne düşünüyorum,bu blogun uslubu nasıl olmalı.bilmeyenler vardır(ki hiç kimse bilmesin diye yeni bir mail bile aldım kendime üşenmedim) diğer blogu yazan kadınla bu aynı mı yaaa diye düşünmesinler diye biraz daha kibar olmaya karar verdim.en azından ilk günlerde.hiç bir kararını uygulamayan ben bakalım bunu uygulayacakmıyım..
6551 kere tombikle asla konuşmayacağım diye karar almışlığım var...
ya her neyse.
seni çocukluguma götürmek istiyorum blog.
nasıl bir aileydik,mutlumuyduk,o zamanlar bunun farkındamıydık bilmiyorum.sıradan bir aileydik.babam,müteaahit eniştemin yanından ayrılana kadar.sonra hızla fakirleştik.sonra düzeldik,okuduk,evlendik.iki tane ağbiyle ne şanstır ki hiç ezilmeden(kadın olmak ezilmeyi gerektirir ya)büyüdüm.gerçi beni ilerde ezecek,ezmeye calışacak olan tombikmiş,herhalde allah demiş ki bu salağa evlendikten sonra tersimi bi gösteriyim,şimdilik artisliğini yapsın bakeemm..neyse.
hatırlayabildiğim en eski hatıra,annem ve babamla gittiğimiz yer herneresiyse elimde sıkı sıkıya tuttugum uçan balonumun elimden kaçışı.adı üstünde zaten uçan balon,eninde sonunda uçacak.ne üzülmüştüm...hala ara ara düşünür üzülürüm,üzülecek bir şeyim olmadığında.
sonra annemin sürekli beni evde yalnız bırakıp gezmeye gittiğini hatırlıyorum.severdi felan ama,ilgisizdi.babam kadar diil en azından,babam ilginin yakınından geçmiş biri değildi.ama ikiside iyi ve bizleri seven insanlardı.yeni yetme bebelerin gördüğü ilgiye uyuz oluyorum zaten.
iki tane ağbim var,ikiside hiç bir zaman klasik türk ailelerindeki gibi "ağbi" karakteri olmadılar..zaten dedim ya her boku evlendikten sonra gördüm...onlardan görmediğim sıkıyı,tombikten gördüm.
neyse efendim ufak çapta bir ailevi durumlardan bahsettik,sonra görüşelim oldu mu cicim?

3 bıdı bıdı:

MeLankoLia dedi ki...

Ay evt iğrenc soledi hadise :S

Adsız dedi ki...

çocukken benim hatırlamadığım ama annemlerin anlattığı bir olay var, deniz kenarında yürürmüşüz ailecek, ben bırakıp ellerine yalnız yürüyüp koşmaya çalışırmışım, heralde bazen denize paralel bazen dikine.

155.Çarşamba

Adsız dedi ki...

O zamanlarda da şimdi de hep içimde kalan bir şey, insan insana hesap vermek zorunda kalmasa
sanırım o zaman iyinin karşıtı kalmayacak. fakat başta ben olarak hissettiğim,o niye onu yapıyor bu niye bunu yapıyor. o koşullar altında sen de yapardın baba, hatta yaptın baba, ilk göç ettiğinde annemin çeyizindeki kumaşları sattın baba, ben sizin hatırlamadığım anıları anlattığınızda o anları gerçek ve hayal anlamında yaşarken, orta yaşlarınızı hatırlmaıyordunuz, herkes aynı değil, işte malesef bunu bildiğim ve şuan muhtaç olmadığımdan mıdır nedir..böyle..toparalanabilirim tabi ki, vakit meselesi.

dün akşam radyo programında duydum 155 e maç kaç kaç bitti diye soran insanlar varmış yani anlayacağın bir gün daha bitti ama sen aşk bitti dersen onu aklında bitirebilirsin.evet.

155. Polisiye

Yorum Gönder

Subscribe